İCRA KAPILARINDA KUYRUK UZUYOR
Türkiye'de 2026 yılı,rakamlarla değil
dosyalarla anımsanacak bir yıl oldu.
Adalet Bakanlığı verilerine göre icra
dairelerindeki dosya sayısı 26 milyonu
aştı.Bu yalnızca bir istatistik değil.
26 milyon,
26 milyon bekleyiş,
26 kişinin zor durumu,
26 milyon borç,
26 milyon kapı çalma demek...
.............
En çarpıcı bölüm ise artışın temposu.
Yılın ilk altı ayında kademeli yükselen
grafik,son üç ayda dikleşti.
............
2025 yılı EKİM- KASIM- ARALIK
aylarında gelen dalga,sistemin
kaldıramayacağı kadar hızlıydı.
..........
Neden?
Enflasyonun yılı kapatırken yeniden
hızlanması,kredilerin ve kredi kartı
borçlarının ödenememesi,
kira artışlarının dayanılmaz duruma
gelmesi ve yıl sonu tahsilat baskısı bir
araya geldi.Alacaklı "paramı alayım"
dedi,borçlu "zaman isteyeyim" dedi.
Ortada kalan yer icra dairesi oldu.
..............
26 milyon dosya,Türkiye'de yaklaşık
her 4 kişiden birinin icra takibine taraf
olduğu anlamına geliyor.
..........
Bu yalnızca temerrüde düşen şirketler
ya da bireysel borçlular değil.200 liralık
elektrik faturası,
1500 liralık aidat,
3 aylık kira da artık icra yoluyla isteniyor.
............
Küçük alacaklar büyüdü,büyük alacaklar
katlandı.Sonuç: HEM YURTTAŞLAR,
HEM DE AVUKATLAR,
HEM DE İCRA MEMURLARI AYNI
KORİDORDA SIKIŞTI.
............
Peki çözüm ne?
...........
Dosya sayısını azaltmak için önce
borcun doğmasını yavaşlatmak gerek.
............
Finansal okuryazarlık,
yapılandırma kanalları ve alternatif
uyuşmazlık yolları artık lüks değil
zorunluluk.
............
Arabuluculuk ve dijital tebligat gibi
mekanizmalar bir nebze nefes aldırdı
ama yetmedi.Son üç aydaki patlama
gösterdi ki,ekonomik dalgalanmalar
doğrudan adaletin kapısına vuruyor.
...........
İcra dairesi,toplumun ekonomik
barometresi durumuna geldi.Basınç
arttığında ilk ibre orası oynuyor.
............
26 milyon dosya bize şunu söylüyor:
Borçla yaşamak normalleşti,ama borçla
baş edememek kronikleşti.
...........
2027' ye girerken konuşmamız gereken
şey yalnızca "KAÇ DOSYA KAPANDI"
değil,"KAÇ HANE YENİDEN AYAĞA
KALKTI" olmalı.
Aksi durumda önümüzdeki yılın sonunda
30 milyonu konuşuyor olacağız.

