SERBEST TİCARET ÜRETİCİNİN ZARARINA YORUMLANIYOR
İstanbul'da ticaret yapan manav ve sebze
meyve satıcılarından paylaştığım video ve
fotoğraflarda yazılı olan FİYATLARI gören
çiftçiler ve üreticiler gözlerine inanamadığı
için şaşırmamak için sizlere bu konuda
yapılması gerekenleri sıralamaya çalıştım
günlerdir.
Üreticiler,
ürettikleri ürünlerin kendilerinden çıkış fiyatını
bildiklerinden benim İstanbul'dan yaptığım
FİYAT paylaşımlarını görünce aradaki
uçurumun farkına vardılar.
Üretim yapanlar arasında tarımsal üretim
yapanlar ürettiği ürünün FİYATINI kendi
belirlemede söz sahibi değiller.
Bu sistem arz -talep denilen ekonomik
sistemle yürüyor.
..............
İkinci çarpık konu ise; "SERBEST TİCARET
var" anlayışı...
.................
Turgut Özal, ticari faaliyetlerde alış ve satış
arasında var olan SINIRI kaldırarak, "isteyen
istediği fiyata satabilir,alıcılar işine gelmeyen
fiyata satılan ürünü almayabilirler" yasasını
getirdi.
.....................
Bu serbest piyasa sistemine geçilmeden önce
esnafın ALIŞ VE SATIŞ FİYATLARI arasında
BELİRLİ BİR KAR ORANI VARDI,İŞTE BUNU
KALDIRDI TURGUT ÖZAL.
................
Erdemli'den 70 liraya aldığı domatesi İstanbul'da;
90 liraya satanı da görüyoruz,300 liraya satanı da.
.............
Erdemli'den aldığı limonu 60 liraya satan
pazarcıyı da görüyoruz,200 liraya satan manavı da.
işte bunun nedeni; SERBEST TİCARET
POLİTİKASI.
.....................
Diğer bir neden ise, çiftçilerin üretici birliği ve
satış kooperatiflerinde örgütlü olmamalarıdır.
............
Avrupa ülkeleri ve ABD de olduğu gibi çiftçilerin
çıkarlarını koruyacak,çiftçilerin bir BASKI grubu
olmalarını sağlayacak,
üreticilerin ürünlerini değerinde satmalarını
sağlayacak örgütlülüklerinin yokluğu büyük sorun.
................
Türkiye'de kesinlikle çiftçilerin üretici birliklerinde
ve ürün satış kooperatiflerinde örgütlülüğü
sağlanamaz ve tüccarların ,
komisyoncuların,
tedarikçilerin kurduğu alım-satım fiyat politikası
değiştirilemez.Bu gerçekler ışığında şunu
bilmeliyiz; bu yapı böyle sürecektir.
..............
Yazılarımı okuyanlar anladılar ki; bir üretici birliği
ve kooperatifin çatısı altında örgütlenmeyen
çiftçilerin para kazanma olanakları yoktur.
..............
Bunun sonucunda da çiftçinin sattığı ürünün fiyatı
son tüketiciye kat kat fazlasıyla satılır ve bu işten
son tüketiciler de büyük zarar ederler.
..............
Burada can alıcı bölüm şu; son tüketicilerin
ekonomik durumu iyi olanları zaten ödemeyi
yapıyor ve ürünü fiyatı yüksek bile olsa alıyor.
Çünkü parası var...
..................
Bu sistem sürdükçe sizler benim İstanbul'dan
paylaşacağım video ve fotoğraflarda gördüğünüz
fiyatları görünce ŞAŞIRMAYA devam edeceksiniz.
Ben de buna benzer konuları gelecekte yazmaya...

