İsmet CAN

İsmet CAN

AYŞE KOÇAK AVUKATLIĞA DÖNÜŞ YAPTI

 


 

İnsanların doğasında vardır KAZANMAK.

Para kazanmak,

milli piyangoda kazanmak,

şans oyunlarında kazanmak,

yaptığı iş ve ticaretten kazanmak,

yetiştirdiği ürünlerden para kazanmak

isteriz hepimiz.

Bir avukata verdiğimiz davayı kazanmak,

karşılıksız çıkan çek ve senetlerimizin

üzerinde yazılı tutarı kazanmak gibi....

Artık, gelişen ticari ekonomide herşeyden

kazanılmıyor.İşte, kaybettiğimiz zaman,

bizim yerimize kazanacak bir avukat

aramaya başlarız genellikle.Ve,en önemlisi

vekalet verdiğimiz avukatın davamızı

KAZANMASINI bekleriz doğal olarak.

Çünkü mükellef davasını bir avukatın takip

etmesi için verdiğinde beklentisi; DAVAYI
KAZANMASIDIR. 

                ..........

Hiçbir mükellef, kaybetmek için dava açmaz

 ya da bir avukata avuç dolusu parasını 

vererek kaybetmek istemez.

Avukatın ünü ancak kazandığı davalarla 

artar.

               ...........

Aldığı davayı kaybeden avukat aslında 

yalnızca 'dava kaybetmez', ününü de 

kaybeder. Çünkü müvekkili, karşılaştığı 

insanlara kaybedilen davayı anlatırken, 

avukatının adından da söz eder. Zaten bu

anlatımı duyan kişi eğer bir davası olursa,

davayı kaybeden avukata vekalet vermez.

Davayı kaybetmeyi kim göze alabilir ki...

             ............

Günümüzde Erdemli'de çok sayıda avukat 

çalışıyor.

Oysa 1970 ve 80'li yıllarda

iki elin parmaklarının sayısı kadar avukat

tabelası görürdü insanlarımız. Oysa şimdi,

bir iş merkezinin duvarında o yıllarda 

ilçemizdeki toplam avukat sayısı kadar

avukat tabelasını görmek olası.

            ..........

Tuna Aydın,

Mustafa Dölek,

Mustafa Ergin,

Yener Bediz,

Ömer Kılıç 1970 ve 80'li yıllardan ilk aklıma

gelen avukat adları...

             ...........

70 ve 80'li yıllarda Erdemli' nin nüfusu 

böyle çok kalabalık olmadığından insanların 

ilişkileri daha yoğundu. 

               ...........

Örneğin bana bir tanıdığım; "Elimde 

karşılıksız çekim  ya da senedim var,

hangi avukata vereyim?" diye sorduğunda

hemen aklıma rahmetli Ömer KILIÇ gelirdi.

                 .............

Gazeteci olduğum için sürekli İcra 

Müdürlüğüne girer,çıkardım. Ömer Kılıç'ı

çek ve senet işlemleri yaparken görürdüm.

İşte bu nedenle ilk aklıma gelen avukat adı

Ömer Kılıç olurdu bu nedenle...

                .............

Zaten, Erdemli halkı arasında da çek ve 

senet alacakları konusunda ünlenmişti.

"TUTTUĞUNU KOPARIR" ya da 

"BORÇLUNUN DİŞİNİ SÖKER SENİN 

ÇEKİ TAHSİL EDER" derlerdi Ömer Kılıç

için.

                ............

Çek ve senet alacaklarının tahsiline

siyasetle uğraşma ya da siyasi bir kariyer

amacı olan avukatlar girmezler di.

                .............

Siyasi kariyer beklentisi olan avukat,icra

işleminden uzak dururdu. Çünkü,haciz işlemi

yaptırdığı kişilerden oy alamazdı.

                .............

Geçmişte avukatlık yapmış olan,sonradan

verdiği bir kararla çiftçiliğe başlayan Ayşe

KOÇAK geçtiğimiz ay içinde yeniden 

mesleğine dönüş yaptı.

                   ..............

Ofisinin açılışına katılamadım ama daha 

sonra ziyaret ederek, mesleğinden 

beklentilerini konuştum.

                   ............

Masasının üzerinde Mersin BAROSU' nun

verdiği 25 yıllık hizmet plaketini gördüm.

Yani mesleğinde 25 altın yılı devirmiş bir 

avukattı artık.

                  ...........

Kanımca, tümünü olmasa da aldığı davaları 

kazanarak o altın yıllarını geride bırakmıştır.

                  ............

Ben, bir avukatın aldığı davayı kazandığını

duymak isterim her zaman.Umarım,Ayşe

Koçak'ta aldığı davaları kazanarak ilerler.




ARŞİV YAZILAR