2026 TURİZM SEZONU BÜYÜK BEKLENTİLERİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ
Her yıl olduğu gibi bu yılda büyük umutlarla
girmiştik turizm sezonuna.
Bakanlık 65 milyon turist,
70 milyar dolar gelir hedefini açıkladığında
sektörde bayram havası vardı.2023,2024
ve 2025 'te kırılan rekorlar,2026'nın altın yıl
olacağını düşündürüyordu.Ama takvimler
18 Ağustos'u gösterdiğinde anladık ki,
beklediğimiz sezon gelmedi.
............
Bu başarısızlığın tek bir suçlusu yok.
Ortada zincirleme yanlışlar var.
............,
İlk halka,küresel ekonomi.
En büyük iki pazarımız olan Almanya
ve İngiltere'de enflasyon ve durgunluk,
orta sınıfın tatil bütçesini eritti.
............
Euro ile gelen turist için Türkiye artık
"ÇOK UCUZ" bir ülke değil. Antalya'da
bir otelin geceliği,Girit'teki bir otelin
geceliği ile aynı.
Üstelik hizmet kalitesi tartışmalı.Turist
doğal olarak alternatiflere yöneldi.
Yunan adaları,
MISIR,İSPANYA ve BALKAN ÜLKELERİ
bu yıl erken rezervasyonda bizi açık ara
geçti.
..........
İkinci ve en ağır halka ise kendi elimizle
yarattığımız pahalılık algısı.Yalnızca
yabancı turist değil,yerli turist de isyan
ediyor.
...........
Çeşme'de bir plaja giriş için istenen 1500
lira,Bodrum'da bir tostun 800 lira olması,
sosyal medyada her gün milyonlarca kez
paylaşılan faturalara dönüştü.
..........
Bu bir fiyat değil,imaj intiharıdır.Hiç bir
tanıtım filmi,bu algıyı onaramaz.
Sonuçta turist otele geliyor,otelden
çıkmıyor ve esnafın yüzü gülmüyor.
............
Son halka ise iklim ve güven.
Haziran ayının serin geçmesi,
okulların Haziran sonunda kapanması,
LYS ve ÖSS sınavlarının Haziran sonuna
bırakılması,
Temmuz'da Akdeniz'i saran orman yangın
haberleri,zaten nazlı olan turisti tedirgin etti.
............
Ever,oteller dolu görünebilir.Ama bu doluluk
kar getirmiyor.Kişi başı harcama düşüyor,kar
marjı eriyor.
..........
2026 sezonu bize şunu öğretti:
Turizm yalnızca yatak satmak değildir.Turizm,
fiyat-hizmet dengesidir,itibardır ve
sürüdürülebilirliktir.Bu sezonu kurtarmak
için geç olabilir,ama 2027'yi kurtarmak için
bugün yüzleşmek zorundayız.

